Mardin'deki 376 Yıllık Kilisede Kriz: Anahtar Değişti, Tarihi Tablolar İstanbul'a Gitti

Gündem 11.09.2026 - 13:15, Güncelleme: 11.09.2026 - 13:15 649 kez okundu.
 

Mardin'deki 376 Yıllık Kilisede Kriz: Anahtar Değişti, Tarihi Tablolar İstanbul'a Gitti

Mardin'in Derik ilçesindeki 1650 tarihli Surp Kevork Ermeni Kilisesi, anahtarların değiştirilmesi ve tarihi tabloların İstanbul'a götürülmesiyle başlayan tartışmanın merkezinde kaldı. Keçecioğlu ve Sabunci ailelerinin karşılıklı açıklamalarının ardından konu Türkiye Ermenileri Patrikliği'ne taşındı. Patrik Sahak Maşalyan başkanlığında yapılan toplantıda ise taraflar arasında uzlaşma sağlanamadı.

  Derik'teki Tarihi Kilisede Ne Oluyor? Mardin'in Derik ilçesinde yaklaşık dört asırdır ayakta duran Surp Kevork Ermeni Kilisesi'nin yönetimi ve tarihi eserlerinin geleceği konusunda başlayan tartışma büyüdü. Yıllardır kilisenin bakımını gönüllü olarak üstlenen Zekerya Sabunci ile kilisenin mülkiyetini elinde bulunduran Keçecioğlu ailesi arasında başlayan anlaşmazlık; kilitlerin değiştirilmesi, kilisenin bakım durumu ve tarihi tabloların İstanbul'a götürülmesiyle yeni bir boyut kazandı. Tarafların karşılıklı açıklamalarının ardından mesele İstanbul'daki Türkiye Ermenileri Patrikliği'ne kadar ulaştı. 1650'den Bugüne Uzanan Bir Hikâye Tartışmanın merkezindeki Surp Kevork Kilisesi'nin geçmişi 17. yüzyıla kadar uzanıyor. 1650 yılında inşa edilen kilise, 1915'in ardından Hazine'ye geçti. Yapı 1957 yılına kadar farklı amaçlarla kullanıldıktan sonra satışa çıkarıldı ve Derik'teki Ermeni toplumu tarafından yeniden satın alındı. Tapu, satın alma sürecinde görev alan Garabet Keçecioğlu adına tescil edildi. Keçecioğlu'nun 2000 yılında hayatını kaybetmesinin ardından mülkiyet ailesine geçti. Derik'teki Ermeni nüfusunun zamanla azalmasıyla kilisede uzun yıllar düzenli ayin yapılamadı. 2014 yılında Derik'e dönen Zekerya Sabunci ise tarihi yapının bakımıyla gönüllü olarak ilgilenmeye başladı. Tartışma Anahtarların Değişmesiyle Büyüdü Son gerilimin fitilini kilisenin anahtarları ateşledi. Keçecioğlu ailesi, Sabunci'nin aileden ve Derik Ermeni toplumundan habersiz biçimde kilisenin anahtarını aldığını ve kilitleri değiştirdiğini öne sürdü. Aile ayrıca kilise ve bahçesinin bakımsız bırakıldığını savunarak yapı içerisinde kiliseyle ilgisi bulunmayan bazı eşyaların bulunduğunu iddia etti. Keçecioğlu ailesinin gündeme getirdiği en ciddi konu ise kilisede bulunan tarihi tablolar oldu. Aile, tabloların yerlerinde olmadığını belirterek eserlerin kim tarafından, hangi gerekçeyle ve kimin bilgisi dahilinde kiliseden çıkarıldığının açıklanmasını istedi. Tabloların kopyalarının hazırlandığı yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini savundu. Sabunci Cephesinden Yanıt: Tablolar Restorasyon İçin İstanbul'da İddialara Zekerya Sabunci'nin oğlu Ğazar Sabunci'den yanıt geldi. Sabunci, kilisede bulunan üç tarihi tablonun kayıp olmadığını, restorasyon amacıyla İstanbul'a götürüldüğünü söyledi. Eserlerin 1700'lü yıllara ait olduğunu belirten Sabunci, tabloların Türkiye Ermenileri Patrikliği'nin aracılığıyla İstanbul'daki Samatya Surp Kevork Kilisesi'ne götürüldüğünü ifade etti. Sabunci'nin açıklamasına göre üç tablodan ikisinin restorasyonu tamamlandı, üçüncü eser üzerindeki çalışmalara ise henüz başlanmadı. Tabloların temmuz ayının sonundan bu yana İstanbul'da muhafaza edildiğini söyleyen Sabunci, Keçecioğlu ailesinin de restorasyon sürecinden haberdar olduğunu savundu. “Orijinaller Korunacak, Kopyalar Mardin'e Gönderilecekti” Tartışmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri de tabloların geleceğine ilişkin plan oldu. Sabunci, tarihi eserlerin korunması amacıyla orijinallerinin muhafaza edilmesinin, Mardin'e ise tabloların kopyalarının gönderilmesinin planlandığını açıkladı. Ayrıca kilisenin mevcut mülkiyet yapısının restorasyon ve kamu desteği konusunda sorun yarattığını ileri sürerek tapunun bir vakfa devredilmesi gerektiğini savundu. Samatya Vakfı: Tablolar Bize Getirildi Tartışmaya İstanbul Samatya Surp Kevork Kilisesi Vakfı da dahil oldu. Vakıf, söz konusu tabloların Ğazar Sabunci tarafından ve Türkiye Ermenileri Patrikliği'nin izin ve yönlendirme bilgisi dahilinde Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi'ne getirildiğini doğruladı. Ancak vakıf yönetimi önemli bir ayrım yaptı. Açıklamada, vakfın tabloların nakliyesi ve restorasyonunun organizasyonu konusunda herhangi bir kararının veya bilgisinin bulunmadığı belirtildi. Kriz Patrikhane'ye Taşındı Karşılıklı açıklamalar ve kamuoyuna yansıyan iddiaların ardından taraflar İstanbul'da bir araya geldi. 9 Eylül'de Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Keçecioğlu ve Sabunci ailelerinin yanı sıra Derik Ermeni toplumundan isimler de katıldı. Görüşmenin ana gündemini Surp Kevork Kilisesi'nin geleceği oluşturdu. Ancak toplantıdan taraflar arasındaki anlaşmazlığı sona erdirecek bir sonuç çıkmadı. Mevcut durumda kilisenin mülkiyeti ve kullanımının Keçecioğlu ailesinde olduğu belirtilirken Sabunci, tarihi tabloların orijinallerinin Derik'e geri gönderileceğini açıkladı. Şimdi Gözler Tarihi Tablolarda Derik'te başlayan ve İstanbul'a kadar uzanan tartışmada bundan sonraki en önemli başlıklardan biri, tarihi tabloların kiliseye dönüş süreci olacak. Tarafların kilisenin yönetimi, bakımı ve gelecekteki hukuki statüsü konusundaki görüş ayrılıkları ise henüz giderilmiş değil. 376 yıllık Surp Kevork Kilisesi'nde başlayan tartışma böylece bir anahtar anlaşmazlığının ötesine geçerek tarihi bir ibadethanenin ve ona ait kültürel mirasın nasıl korunacağı sorusuna dönüştü.
Mardin'in Derik ilçesindeki 1650 tarihli Surp Kevork Ermeni Kilisesi, anahtarların değiştirilmesi ve tarihi tabloların İstanbul'a götürülmesiyle başlayan tartışmanın merkezinde kaldı. Keçecioğlu ve Sabunci ailelerinin karşılıklı açıklamalarının ardından konu Türkiye Ermenileri Patrikliği'ne taşındı. Patrik Sahak Maşalyan başkanlığında yapılan toplantıda ise taraflar arasında uzlaşma sağlanamadı.

 

Derik'teki Tarihi Kilisede Ne Oluyor?

Mardin'in Derik ilçesinde yaklaşık dört asırdır ayakta duran Surp Kevork Ermeni Kilisesi'nin yönetimi ve tarihi eserlerinin geleceği konusunda başlayan tartışma büyüdü.

Yıllardır kilisenin bakımını gönüllü olarak üstlenen Zekerya Sabunci ile kilisenin mülkiyetini elinde bulunduran Keçecioğlu ailesi arasında başlayan anlaşmazlık; kilitlerin değiştirilmesi, kilisenin bakım durumu ve tarihi tabloların İstanbul'a götürülmesiyle yeni bir boyut kazandı.

Tarafların karşılıklı açıklamalarının ardından mesele İstanbul'daki Türkiye Ermenileri Patrikliği'ne kadar ulaştı.

1650'den Bugüne Uzanan Bir Hikâye

Tartışmanın merkezindeki Surp Kevork Kilisesi'nin geçmişi 17. yüzyıla kadar uzanıyor.

1650 yılında inşa edilen kilise, 1915'in ardından Hazine'ye geçti. Yapı 1957 yılına kadar farklı amaçlarla kullanıldıktan sonra satışa çıkarıldı ve Derik'teki Ermeni toplumu tarafından yeniden satın alındı.

Tapu, satın alma sürecinde görev alan Garabet Keçecioğlu adına tescil edildi. Keçecioğlu'nun 2000 yılında hayatını kaybetmesinin ardından mülkiyet ailesine geçti.

Derik'teki Ermeni nüfusunun zamanla azalmasıyla kilisede uzun yıllar düzenli ayin yapılamadı. 2014 yılında Derik'e dönen Zekerya Sabunci ise tarihi yapının bakımıyla gönüllü olarak ilgilenmeye başladı.

Tartışma Anahtarların Değişmesiyle Büyüdü

Son gerilimin fitilini kilisenin anahtarları ateşledi.

Keçecioğlu ailesi, Sabunci'nin aileden ve Derik Ermeni toplumundan habersiz biçimde kilisenin anahtarını aldığını ve kilitleri değiştirdiğini öne sürdü.

Aile ayrıca kilise ve bahçesinin bakımsız bırakıldığını savunarak yapı içerisinde kiliseyle ilgisi bulunmayan bazı eşyaların bulunduğunu iddia etti.

Keçecioğlu ailesinin gündeme getirdiği en ciddi konu ise kilisede bulunan tarihi tablolar oldu.

Aile, tabloların yerlerinde olmadığını belirterek eserlerin kim tarafından, hangi gerekçeyle ve kimin bilgisi dahilinde kiliseden çıkarıldığının açıklanmasını istedi. Tabloların kopyalarının hazırlandığı yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini savundu.

Sabunci Cephesinden Yanıt: Tablolar Restorasyon İçin İstanbul'da

İddialara Zekerya Sabunci'nin oğlu Ğazar Sabunci'den yanıt geldi.

Sabunci, kilisede bulunan üç tarihi tablonun kayıp olmadığını, restorasyon amacıyla İstanbul'a götürüldüğünü söyledi.

Eserlerin 1700'lü yıllara ait olduğunu belirten Sabunci, tabloların Türkiye Ermenileri Patrikliği'nin aracılığıyla İstanbul'daki Samatya Surp Kevork Kilisesi'ne götürüldüğünü ifade etti.

Sabunci'nin açıklamasına göre üç tablodan ikisinin restorasyonu tamamlandı, üçüncü eser üzerindeki çalışmalara ise henüz başlanmadı.

Tabloların temmuz ayının sonundan bu yana İstanbul'da muhafaza edildiğini söyleyen Sabunci, Keçecioğlu ailesinin de restorasyon sürecinden haberdar olduğunu savundu.

“Orijinaller Korunacak, Kopyalar Mardin'e Gönderilecekti”

Tartışmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri de tabloların geleceğine ilişkin plan oldu.

Sabunci, tarihi eserlerin korunması amacıyla orijinallerinin muhafaza edilmesinin, Mardin'e ise tabloların kopyalarının gönderilmesinin planlandığını açıkladı.

Ayrıca kilisenin mevcut mülkiyet yapısının restorasyon ve kamu desteği konusunda sorun yarattığını ileri sürerek tapunun bir vakfa devredilmesi gerektiğini savundu.

Samatya Vakfı: Tablolar Bize Getirildi

Tartışmaya İstanbul Samatya Surp Kevork Kilisesi Vakfı da dahil oldu.

Vakıf, söz konusu tabloların Ğazar Sabunci tarafından ve Türkiye Ermenileri Patrikliği'nin izin ve yönlendirme bilgisi dahilinde Samatya Surp Kevork Ermeni Kilisesi'ne getirildiğini doğruladı.

Ancak vakıf yönetimi önemli bir ayrım yaptı.

Açıklamada, vakfın tabloların nakliyesi ve restorasyonunun organizasyonu konusunda herhangi bir kararının veya bilgisinin bulunmadığı belirtildi.

Kriz Patrikhane'ye Taşındı

Karşılıklı açıklamalar ve kamuoyuna yansıyan iddiaların ardından taraflar İstanbul'da bir araya geldi.

9 Eylül'de Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Keçecioğlu ve Sabunci ailelerinin yanı sıra Derik Ermeni toplumundan isimler de katıldı.

Görüşmenin ana gündemini Surp Kevork Kilisesi'nin geleceği oluşturdu.

Ancak toplantıdan taraflar arasındaki anlaşmazlığı sona erdirecek bir sonuç çıkmadı.

Mevcut durumda kilisenin mülkiyeti ve kullanımının Keçecioğlu ailesinde olduğu belirtilirken Sabunci, tarihi tabloların orijinallerinin Derik'e geri gönderileceğini açıkladı.

Şimdi Gözler Tarihi Tablolarda

Derik'te başlayan ve İstanbul'a kadar uzanan tartışmada bundan sonraki en önemli başlıklardan biri, tarihi tabloların kiliseye dönüş süreci olacak.

Tarafların kilisenin yönetimi, bakımı ve gelecekteki hukuki statüsü konusundaki görüş ayrılıkları ise henüz giderilmiş değil.

376 yıllık Surp Kevork Kilisesi'nde başlayan tartışma böylece bir anahtar anlaşmazlığının ötesine geçerek tarihi bir ibadethanenin ve ona ait kültürel mirasın nasıl korunacağı sorusuna dönüştü.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mardinhaberportali.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.