Mardin’de Bir Teknoloji Yarışından Daha Fazlası: Gençler Gelecekteki İşlerini İnşa Ediyor

Bilim-Teknoloji 11.09.2026 - 13:23, Güncelleme: 11.09.2026 - 13:23 1162 kez okundu.
 

Mardin’de Bir Teknoloji Yarışından Daha Fazlası: Gençler Gelecekteki İşlerini İnşa Ediyor

Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversite öğrencileri, aylarca geliştirdikleri insansız araçları Mardin’de parkura çıkardı. TEKNOFEST, onlar için bir yarışmadan çok geleceğe açılan bir kariyer sahasına dönüşüyor.

Bir Yarış, Aynı Zamanda Bir İş Görüşmesi TEKNOFEST’in öğrenciler açısından değeri, yarışma sonunda verilen derecelerin ötesine geçiyor. Türkiye’nin teknoloji ve savunma sanayisi büyürken şirketlerin ihtiyaç duyduğu genç mühendis havuzu da üniversitelerde şekilleniyor. Yarışmalar, öğrencilerin teorik bilgilerini çalışan sistemlere dönüştürebildiklerini gösterebildikleri alanlardan biri haline geliyor. Bursa Teknik Üniversitesi öğrencisi Hüseyin Cillik bunun sonuçlarını kendi takımında gördü. 2023’ten bu yana TEKNOFEST’e katılan Cillik, yarışma sürecinin teknik becerilerin yanında sponsorluk görüşmeleri, insan ilişkileri ve takım çalışması konusunda da kendisini iş hayatına hazırladığını söylüyor. Daha somut sonuçlar da var. Cillik’in aktardığına göre takım arkadaşlarından biri yarışmanın ardından ASELSAN’da staj yapmaya başladı. Başka öğrenciler de Baykar ve benzeri savunma sanayisi kuruluşlarında çalışma fırsatı elde etti. Bu durum Mardin’deki parkuru farklı bir yere koyuyor. Öğrenciler bir yandan kronometreye karşı yarışırken diğer yandan gelecekte işverenlerine gösterebilecekleri gerçek bir mühendislik deneyimi oluşturuyor. Üç Ay, Haftada Altı Gün Bu deneyimin bir maliyeti var: zaman. Tekinbaş’ın takımı yaz boyunca neredeyse hiç ara vermedi. Mekanik ekip, aracın mümkün olduğunca hafif ancak dayanıklı olması için alüminyum kullandı. Elektronik sistemler şasenin içine yerleştirildi. Dış bölüm suya karşı yalıtıldı. Dört DC motor ve elektromanyetik fren sistemi tercih edildi. Fakat teknik özelliklerin arkasındaki rakam belki de daha çarpıcı: Üç ay boyunca, haftada beş-altı gün atölye. Tekinbaş, bu dönemde neredeyse hiç eve gitmediklerini anlatıyor. Bir üniversite öğrencisi açısından bu, önemli miktarda boş zamandan vazgeçmek anlamına geliyor. Karşılığında ise ders kitaplarında kolay elde edilemeyecek bir şey kazanılıyor: çalışan bir ürünü sıfırdan ortaya çıkarma tecrübesi. Araç İnsanların Giremediği Yere Girebilir Yarışmada geliştirilen teknolojilerin potansiyel kullanım alanları da öğrencilerin hedeflerinin yalnızca parkuru tamamlamak olmadığını gösteriyor. Yazılım Mühendisliği öğrencisi Ali Kemal Tarık Çebin’in ekibi, belirlenen kişiyi yaklaşık yarım metre mesafeden takip edebilen bir araç geliştirdi. Araç GPS ile konumunu belirleyebiliyor. Üç boyutlu radar yardımıyla çevresini tarayabiliyor ve harita oluşturabiliyor. Çebin, benzer sistemlerin insanların girmesinin riskli olduğu bölgelerde kullanılabileceğini düşünüyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden Eray Öz’ün takımında ise başka bir yaklaşım var. Onların aracı yapay zekâ ve görüntü işleme kullanıyor. Trafik levhalarını algılayabiliyor ve lidar sistemiyle çevresinin üç boyutlu haritasını oluşturabiliyor. Öz’e göre sistem, bir mağaranın içini dahi ayrıntılı biçimde haritalandırabilecek kapasitede. Teknolojiyle Tanışma Yaşı Düşüyor Mardin’de yarışan üniversite öğrencileri aynı zamanda arkalarından gelen daha genç bir kuşağı izliyor. Gebze Teknik Üniversitesinden Cansu Türüt’e göre ortaokul ve lise çağındaki öğrenciler artık otomobilin, roketin veya dronun yalnızca nasıl kullanıldığını değil, nasıl yapıldığını da merak ediyor. Türüt, üniversitelerde yaygınlaşan Milli Teknoloji Atölyelerinin yanı sıra internet üzerinden bilgiye erişimin gençlerin teknolojiyle daha erken yaşlarda tanışmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Onun gözlemine göre bazı gençler üniversite öğrencilerini takip etmekle kalmıyor; kimi alanlarda onların önüne geçebilecek kadar hızlı öğreniyor. Mardin Faktörü Yarışmanın bu yılki bir başka değişkeni ise Mardin. Binlerce yıllık taş yapıları ve turizm kimliğiyle tanınan kent, birkaç günlüğüne otonom araçların, sensörlerin ve mühendislik ekiplerinin buluşma noktasına dönüştü. Bu tezat yarışmacıların da dikkatini çekmiş görünüyor. Dört yıldır TEKNOFEST’e katılan Cillik, yarışma alanının şehir merkezinde bulunmasından konaklama koşullarına ve Mardinlilerin yaklaşımına kadar organizasyondan memnun kaldığını söylüyor. Değerlendirmesi kısa: “4 yıldır katıldığım en güzel TEKNOFEST’ti.” Parkur Bitecek, Asıl Yarış Devam Edecek Mardin’deki yarış 12 Eylül’de sona erecek. Bazı ekipler dereceyle dönecek. Bazıları aylarca üzerinde çalıştıkları araçların parkurda bekledikleri performansı gösteremediğini görecek. Ancak öğrencilerin anlattıkları, yarışın değerinin yalnızca sonuç tablosuyla ölçülmediğini gösteriyor. Bir sensörün neden çalışmadığını bulmak, bir şasiyi yeniden tasarlamak, takım arkadaşlarıyla anlaşmazlık çözmek, sponsor bulmak ve sonunda kendi ürettikleri makinenin hareket ettiğini görmek de deneyimin parçası. Tekinbaş bunu oldukça basit bir denklemle anlatıyor: Evde boş durmak yerine bir şey üretmek, öğrenmek ve tasarlanan şeyin sonunda çalıştığını görmek. Mardin’deki parkurda bugün insansız araçlar yarışıyor. Fakat daha büyük yarış, onları tasarlayan gençlerin birkaç yıl sonra Türkiye’nin teknoloji sektöründe nerede olacağı üzerine.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversite öğrencileri, aylarca geliştirdikleri insansız araçları Mardin’de parkura çıkardı. TEKNOFEST, onlar için bir yarışmadan çok geleceğe açılan bir kariyer sahasına dönüşüyor.

Bir Yarış, Aynı Zamanda Bir İş Görüşmesi

TEKNOFEST’in öğrenciler açısından değeri, yarışma sonunda verilen derecelerin ötesine geçiyor.

Türkiye’nin teknoloji ve savunma sanayisi büyürken şirketlerin ihtiyaç duyduğu genç mühendis havuzu da üniversitelerde şekilleniyor. Yarışmalar, öğrencilerin teorik bilgilerini çalışan sistemlere dönüştürebildiklerini gösterebildikleri alanlardan biri haline geliyor.

Bursa Teknik Üniversitesi öğrencisi Hüseyin Cillik bunun sonuçlarını kendi takımında gördü.

2023’ten bu yana TEKNOFEST’e katılan Cillik, yarışma sürecinin teknik becerilerin yanında sponsorluk görüşmeleri, insan ilişkileri ve takım çalışması konusunda da kendisini iş hayatına hazırladığını söylüyor.

Daha somut sonuçlar da var.

Cillik’in aktardığına göre takım arkadaşlarından biri yarışmanın ardından ASELSAN’da staj yapmaya başladı. Başka öğrenciler de Baykar ve benzeri savunma sanayisi kuruluşlarında çalışma fırsatı elde etti.

Bu durum Mardin’deki parkuru farklı bir yere koyuyor.

Öğrenciler bir yandan kronometreye karşı yarışırken diğer yandan gelecekte işverenlerine gösterebilecekleri gerçek bir mühendislik deneyimi oluşturuyor.

Üç Ay, Haftada Altı Gün

Bu deneyimin bir maliyeti var: zaman.

Tekinbaş’ın takımı yaz boyunca neredeyse hiç ara vermedi.

Mekanik ekip, aracın mümkün olduğunca hafif ancak dayanıklı olması için alüminyum kullandı. Elektronik sistemler şasenin içine yerleştirildi. Dış bölüm suya karşı yalıtıldı. Dört DC motor ve elektromanyetik fren sistemi tercih edildi.

Fakat teknik özelliklerin arkasındaki rakam belki de daha çarpıcı:

Üç ay boyunca, haftada beş-altı gün atölye.

Tekinbaş, bu dönemde neredeyse hiç eve gitmediklerini anlatıyor.

Bir üniversite öğrencisi açısından bu, önemli miktarda boş zamandan vazgeçmek anlamına geliyor.

Karşılığında ise ders kitaplarında kolay elde edilemeyecek bir şey kazanılıyor: çalışan bir ürünü sıfırdan ortaya çıkarma tecrübesi.

Araç İnsanların Giremediği Yere Girebilir

Yarışmada geliştirilen teknolojilerin potansiyel kullanım alanları da öğrencilerin hedeflerinin yalnızca parkuru tamamlamak olmadığını gösteriyor.

Yazılım Mühendisliği öğrencisi Ali Kemal Tarık Çebin’in ekibi, belirlenen kişiyi yaklaşık yarım metre mesafeden takip edebilen bir araç geliştirdi.

Araç GPS ile konumunu belirleyebiliyor. Üç boyutlu radar yardımıyla çevresini tarayabiliyor ve harita oluşturabiliyor.

Çebin, benzer sistemlerin insanların girmesinin riskli olduğu bölgelerde kullanılabileceğini düşünüyor.

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden Eray Öz’ün takımında ise başka bir yaklaşım var.

Onların aracı yapay zekâ ve görüntü işleme kullanıyor. Trafik levhalarını algılayabiliyor ve lidar sistemiyle çevresinin üç boyutlu haritasını oluşturabiliyor.

Öz’e göre sistem, bir mağaranın içini dahi ayrıntılı biçimde haritalandırabilecek kapasitede.

Teknolojiyle Tanışma Yaşı Düşüyor

Mardin’de yarışan üniversite öğrencileri aynı zamanda arkalarından gelen daha genç bir kuşağı izliyor.

Gebze Teknik Üniversitesinden Cansu Türüt’e göre ortaokul ve lise çağındaki öğrenciler artık otomobilin, roketin veya dronun yalnızca nasıl kullanıldığını değil, nasıl yapıldığını da merak ediyor.

Türüt, üniversitelerde yaygınlaşan Milli Teknoloji Atölyelerinin yanı sıra internet üzerinden bilgiye erişimin gençlerin teknolojiyle daha erken yaşlarda tanışmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

Onun gözlemine göre bazı gençler üniversite öğrencilerini takip etmekle kalmıyor; kimi alanlarda onların önüne geçebilecek kadar hızlı öğreniyor.

Mardin Faktörü

Yarışmanın bu yılki bir başka değişkeni ise Mardin.

Binlerce yıllık taş yapıları ve turizm kimliğiyle tanınan kent, birkaç günlüğüne otonom araçların, sensörlerin ve mühendislik ekiplerinin buluşma noktasına dönüştü.

Bu tezat yarışmacıların da dikkatini çekmiş görünüyor.

Dört yıldır TEKNOFEST’e katılan Cillik, yarışma alanının şehir merkezinde bulunmasından konaklama koşullarına ve Mardinlilerin yaklaşımına kadar organizasyondan memnun kaldığını söylüyor.

Değerlendirmesi kısa:

“4 yıldır katıldığım en güzel TEKNOFEST’ti.”

Parkur Bitecek, Asıl Yarış Devam Edecek

Mardin’deki yarış 12 Eylül’de sona erecek.

Bazı ekipler dereceyle dönecek. Bazıları aylarca üzerinde çalıştıkları araçların parkurda bekledikleri performansı gösteremediğini görecek.

Ancak öğrencilerin anlattıkları, yarışın değerinin yalnızca sonuç tablosuyla ölçülmediğini gösteriyor.

Bir sensörün neden çalışmadığını bulmak, bir şasiyi yeniden tasarlamak, takım arkadaşlarıyla anlaşmazlık çözmek, sponsor bulmak ve sonunda kendi ürettikleri makinenin hareket ettiğini görmek de deneyimin parçası.

Tekinbaş bunu oldukça basit bir denklemle anlatıyor: Evde boş durmak yerine bir şey üretmek, öğrenmek ve tasarlanan şeyin sonunda çalıştığını görmek.

Mardin’deki parkurda bugün insansız araçlar yarışıyor.

Fakat daha büyük yarış, onları tasarlayan gençlerin birkaç yıl sonra Türkiye’nin teknoloji sektöründe nerede olacağı üzerine.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mardinhaberportali.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.