15 Yıl Sonra Mezarı Açılıyor: Kaşif Kozinoğlu Dosyasında Soruşturma Derinleşiyor

Asayiş 11.09.2026 - 13:50, Güncelleme: 11.09.2026 - 13:52 1138 kez okundu.
 

15 Yıl Sonra Mezarı Açılıyor: Kaşif Kozinoğlu Dosyasında Soruşturma Derinleşiyor

2011’de cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü yeniden soruşturuluyor. Bugün yapılması planlanan feth-i kabir işlemi, 15 yıllık dosyanın en kritik aşamalarından biri olacak. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün üzerinden yaklaşık 15 yıl geçti. Ancak dosya kapanmadı. 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı mensubunun ölümüyle ilgili daha önce verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, özel bir soruşturma ekibi kuruldu ve soruşturma yeniden başlatıldı. Şimdi savcılığın yanıt aradığı temel soru oldukça açık: Kozinoğlu doğal nedenlerle mi öldü, yoksa ölümünde üçüncü bir kişinin müdahalesi var mıydı? Bu soruya yanıt aranırken bugün Kozinoğlu’nun Ümraniye’deki mezarının açılması planlanıyor.

Mezardan Kemik ve Toprak Örnekleri Alınacak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle verilen feth-i kabir kararı kapsamında işlemin üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet gözetiminde gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Mezardan alınacak kemik, toprak ve diğer örnekler yalnız başına incelenmeyecek. Adli Tıp uzmanları bu bulguları cezaevine ait güvenlik kamerası kayıtları, 112 Acil Çağrı kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirecek. Ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’nun ölüm nedeni ve olası üçüncü kişi müdahalesine ilişkin görüş oluşturması bekleniyor. Bu nedenle feth-i kabir işlemi, soruşturmanın sembolik değil doğrudan delil toplamaya yönelik en önemli adımlarından biri. 2012’de Dosya Kapatılmıştı Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 2011 yılında rahatsızlandı ve hastaneye sevk edildi. Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybettiği belirlendi. O dönem kamera kayıtları ve sağlık belgeleri incelendi; cezaevi, jandarma ve sağlık personelinin yanı sıra koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu’nun eşinin ifadeleri alındı. Soruşturma 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandı. Aradan yıllar geçtikten sonra dosya Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca yeniden incelendi. 26 Ağustos 2026 tarihli kararla eski takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden açıldı. Bu karar, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Operasyonlar Peş Peşe Geldi Soruşturmanın yeniden başlamasının ardından olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. İlk operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin yurt dışında bulunduğu bildirildi. Adliyeye sevk edilen ilk gruptaki şüphelilerden 1 kişi tutuklandı, 7 kişi adli kontrol şartıyla, 2 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Ardından soruşturmanın ikinci dalgası geldi. Bu kez 9 kişi daha gözaltına alındı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre bu kişiler arasında bir muhabir, bir kameraman ve yedi sağlık çalışanı bulunuyor. Böylece soruşturma yalnızca cezaevi personelinin eylemlerine değil, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı andan ölümünün kayıt altına alınmasına kadar uzanan daha geniş bir sürece yöneldi. Kaşif Kozinoğlu Kimdi? Kaşif Kozinoğlu, askeri kariyerinin ardından istihbarat dünyasına geçen ve özellikle Türkiye’nin Orta Asya politikalarının yoğunlaştığı dönemde öne çıkan isimlerden biriydi. 1955 doğumlu Kozinoğlu, 1976’da Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. 1980’den itibaren Özel Harp Dairesi’nde görev aldı; Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde istihbarat ve eğitim alanlarında çeşitli görevler üstlendi. 1995 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılarak MİT’e geçti. Orta Asya’nın yanı sıra Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan gibi bölgelerde görev yaptığı, 2010 yılında ise Asya Bölgesi’nde “Baş Müşavir” olarak görevlendirildiği belirtiliyor. Bu geçmiş, ölümünün yıllar boyunca kamuoyu tarafından yakından takip edilmesinin nedenlerinden biri oldu. Eski Kayıtlar Yeni Delillerle Karşılaştırılacak Yeni soruşturmanın dikkat çeken tarafı yalnızca mezarın açılması değil. Savcılık yaklaşık 15 yıl önce oluşturulan tıbbi ve adli kayıtları, bugün elde edilecek yeni bulgularla yeniden karşılaştırmayı planlıyor. Bu süreçte ölüm anına ilişkin kamera görüntülerinin, sağlık müdahalelerinin, ambulans kayıtlarının ve hastane belgelerinin birlikte değerlendirilmesi bekleniyor. Adli Tıp’tan çıkacak sonuç, soruşturmanın bundan sonraki yönünü belirleyecek en önemli veri olabilir. Dosyada Henüz Yanıtlanmayan Soru Aynı Kozinoğlu’nun ölümü ilk incelemelerde sağlık kaynaklı bir ölüm olarak değerlendirilmişti. Ancak soruşturmanın yeniden açılması, adli makamların ölüm nedenini ve olası dış müdahaleyi yeni deliller ışığında yeniden araştırdığını gösteriyor. Şu aşamada ölümün başka bir nedenle gerçekleştiğini ortaya koyan kesinleşmiş bir adli tıp sonucu bulunmuyor. Bu nedenle soruşturmanın merkezindeki mesele herhangi bir iddiayı doğrulamak değil, 2011’de verilen ölüm değerlendirmesinin bilimsel ve adli olarak yeniden sınanması. Yaklaşık 15 yıl sonra açılacak mezardan alınacak birkaç örnek, yıllardır tartışılan bir dosyanın yönünü değiştirebilir. Ya da ilk değerlendirmeyi doğrulayabilir. Bunu belirleyecek olan artık iddialar değil, Adli Tıp’ın incelemesi olacak.
2011’de cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü yeniden soruşturuluyor. Bugün yapılması planlanan feth-i kabir işlemi, 15 yıllık dosyanın en kritik aşamalarından biri olacak. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün üzerinden yaklaşık 15 yıl geçti. Ancak dosya kapanmadı. 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı mensubunun ölümüyle ilgili daha önce verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, özel bir soruşturma ekibi kuruldu ve soruşturma yeniden başlatıldı. Şimdi savcılığın yanıt aradığı temel soru oldukça açık: Kozinoğlu doğal nedenlerle mi öldü, yoksa ölümünde üçüncü bir kişinin müdahalesi var mıydı? Bu soruya yanıt aranırken bugün Kozinoğlu’nun Ümraniye’deki mezarının açılması planlanıyor.

Mezardan Kemik ve Toprak Örnekleri Alınacak

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebiyle verilen feth-i kabir kararı kapsamında işlemin üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet gözetiminde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Mezardan alınacak kemik, toprak ve diğer örnekler yalnız başına incelenmeyecek.

Adli Tıp uzmanları bu bulguları cezaevine ait güvenlik kamerası kayıtları, 112 Acil Çağrı kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirecek. Ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’nun ölüm nedeni ve olası üçüncü kişi müdahalesine ilişkin görüş oluşturması bekleniyor.

Bu nedenle feth-i kabir işlemi, soruşturmanın sembolik değil doğrudan delil toplamaya yönelik en önemli adımlarından biri.

2012’de Dosya Kapatılmıştı

Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 2011 yılında rahatsızlandı ve hastaneye sevk edildi. Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybettiği belirlendi.

O dönem kamera kayıtları ve sağlık belgeleri incelendi; cezaevi, jandarma ve sağlık personelinin yanı sıra koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu’nun eşinin ifadeleri alındı.

Soruşturma 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandı.

Aradan yıllar geçtikten sonra dosya Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca yeniden incelendi. 26 Ağustos 2026 tarihli kararla eski takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden açıldı.

Bu karar, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi.

Operasyonlar Peş Peşe Geldi

Soruşturmanın yeniden başlamasının ardından olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı.

İlk operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin yurt dışında bulunduğu bildirildi.

Adliyeye sevk edilen ilk gruptaki şüphelilerden 1 kişi tutuklandı, 7 kişi adli kontrol şartıyla, 2 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Ardından soruşturmanın ikinci dalgası geldi.

Bu kez 9 kişi daha gözaltına alındı. Anadolu Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre bu kişiler arasında bir muhabir, bir kameraman ve yedi sağlık çalışanı bulunuyor.

Böylece soruşturma yalnızca cezaevi personelinin eylemlerine değil, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı andan ölümünün kayıt altına alınmasına kadar uzanan daha geniş bir sürece yöneldi.

Kaşif Kozinoğlu Kimdi?

Kaşif Kozinoğlu, askeri kariyerinin ardından istihbarat dünyasına geçen ve özellikle Türkiye’nin Orta Asya politikalarının yoğunlaştığı dönemde öne çıkan isimlerden biriydi.

1955 doğumlu Kozinoğlu, 1976’da Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. 1980’den itibaren Özel Harp Dairesi’nde görev aldı; Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde istihbarat ve eğitim alanlarında çeşitli görevler üstlendi.

1995 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılarak MİT’e geçti.

Orta Asya’nın yanı sıra Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan gibi bölgelerde görev yaptığı, 2010 yılında ise Asya Bölgesi’nde “Baş Müşavir” olarak görevlendirildiği belirtiliyor.

Bu geçmiş, ölümünün yıllar boyunca kamuoyu tarafından yakından takip edilmesinin nedenlerinden biri oldu.

Eski Kayıtlar Yeni Delillerle Karşılaştırılacak

Yeni soruşturmanın dikkat çeken tarafı yalnızca mezarın açılması değil.

Savcılık yaklaşık 15 yıl önce oluşturulan tıbbi ve adli kayıtları, bugün elde edilecek yeni bulgularla yeniden karşılaştırmayı planlıyor.

Bu süreçte ölüm anına ilişkin kamera görüntülerinin, sağlık müdahalelerinin, ambulans kayıtlarının ve hastane belgelerinin birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

Adli Tıp’tan çıkacak sonuç, soruşturmanın bundan sonraki yönünü belirleyecek en önemli veri olabilir.

Dosyada Henüz Yanıtlanmayan Soru Aynı

Kozinoğlu’nun ölümü ilk incelemelerde sağlık kaynaklı bir ölüm olarak değerlendirilmişti. Ancak soruşturmanın yeniden açılması, adli makamların ölüm nedenini ve olası dış müdahaleyi yeni deliller ışığında yeniden araştırdığını gösteriyor.

Şu aşamada ölümün başka bir nedenle gerçekleştiğini ortaya koyan kesinleşmiş bir adli tıp sonucu bulunmuyor.

Bu nedenle soruşturmanın merkezindeki mesele herhangi bir iddiayı doğrulamak değil, 2011’de verilen ölüm değerlendirmesinin bilimsel ve adli olarak yeniden sınanması.

Yaklaşık 15 yıl sonra açılacak mezardan alınacak birkaç örnek, yıllardır tartışılan bir dosyanın yönünü değiştirebilir.

Ya da ilk değerlendirmeyi doğrulayabilir.

Bunu belirleyecek olan artık iddialar değil, Adli Tıp’ın incelemesi olacak.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mardinhaberportali.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.