Mardin Dokuz Günlük Büyük Bir Sahneye Dönüştü: Kültür Yolu’nda Final Hafta Sonu
Mardin Dokuz Günlük Büyük Bir Sahneye Dönüştü: Kültür Yolu’nda Final Hafta Sonu
17 Ekim’de başlayan Kültür Yolu Festivali; konserden telkariye, sinemadan gastronomiye 172 etkinlikle Mardin’in farklı noktalarına yayıldı. Şimdi sırada final hafta sonu var. MARDİN — Bir haftadır Mardin’de akşam olduğunda sahne ışıkları yanıyor; gündüzleri ise müzelerde, meydanlarda, atölyelerde ve üniversite salonlarında başka bir festival devam ediyor. 17 Ekim’de başlayan Mardin Kültür Yolu Festivali, kenti yalnızca büyük konserlerin yapıldığı bir noktaya değil, dokuz gün boyunca farklı kültür ve sanat etkinliklerinin yan yana geldiği geniş bir buluşma alanına dönüştürdü. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 23’üncü durağı olan Mardin, organizasyona ikinci kez ev sahipliği yapıyor. Festival için 9 farklı noktada 172 etkinlik planlandı. Program konserlerden tiyatroya, geleneksel el sanatlarından sinemaya, fotoğraftan gastronomiye ve çocuk etkinliklerine kadar uzanıyor.
17 Ekim’de başlayan Kültür Yolu Festivali; konserden telkariye, sinemadan gastronomiye 172 etkinlikle Mardin’in farklı noktalarına yayıldı. Şimdi sırada final hafta sonu var. MARDİN — Bir haftadır Mardin’de akşam olduğunda sahne ışıkları yanıyor; gündüzleri ise müzelerde, meydanlarda, atölyelerde ve üniversite salonlarında başka bir festival devam ediyor. 17 Ekim’de başlayan Mardin Kültür Yolu Festivali, kenti yalnızca büyük konserlerin yapıldığı bir noktaya değil, dokuz gün boyunca farklı kültür ve sanat etkinliklerinin yan yana geldiği geniş bir buluşma alanına dönüştürdü. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin bu yılki 23’üncü durağı olan Mardin, organizasyona ikinci kez ev sahipliği yapıyor. Festival için 9 farklı noktada 172 etkinlik planlandı. Program konserlerden tiyatroya, geleneksel el sanatlarından sinemaya, fotoğraftan gastronomiye ve çocuk etkinliklerine kadar uzanıyor.
İlk Altı Gecede Altı Farklı İsim
Festivalin en görünür yüzü, Mardin Valiliği Artuklu Fuar Alanı’nda her akşam kurulan ana sahne oldu.
Konser maratonunu 17 Ekim’de Demet Akalın açtı. Ardından Serkan Kaya, Ceza, Sefo ve Poizi Mardinli müzikseverlerle buluştu. 22 Ekim gecesinde ise Simge sahnedeydi.
Demet Akalın “Çalkala”, “Kulüp” ve “Yerinde Dur” gibi şarkılarını seslendirirken, Serkan Kaya repertuvarına Ahmet Kaya’nın “Kum Gibi” ve Azer Bülbül’ün “Kurşun Yedim” eserlerini de ekledi.
Ceza, Mardin 1969 Spor formasıyla sahneye çıkarak “Suspus” ve “Ne de Zor” gibi parçalarını söyledi. Sefo’nun ardından beşinci gecede Poizi sahne aldı.
Altıncı gecede konser veren Simge ise Mardin’e özel bir jest yaptı ve “ Mardin Kapı” türküsünü söyledi.
Festivalin ana sahnesinde bu akşam Kıraç, 24 Ekim’de Mert Demir, 25 Ekim’de ise kapanış için Fatma Turgut sahne alacak. Konserler saat 21.00’de ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.
Festivalin Mardin’e Dokunduğu Yer Telkari Oldu
Ancak festivalin hikâyesi yalnızca Fuar Alanı’ndaki konserlerle sınırlı kalmadı.
Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde düzenlenen Yaşayan Miras: Mardin Sergisi, şehrin geleneksel üretim kültürünü festivalin merkezine taşıdı.
Telkari, bakırcılık, sedef kakma, tespih yapımı, taş işlemeciliği, ebru ve keçe sanatlarından örnekler sergilenirken, ziyaretçiler bu sanatların yalnızca bitmiş ürünlerini görmedi; ustalarla düzenlenen atölyelerde üretim tekniklerine de yakından tanıklık etti.
Festivalin ilk gününde gerçekleştirilen Telkari Atölyesi ile “Yaşayan Miras: Telkari” söyleşisi de Mardin’in en karakteristik el sanatlarından birini yeniden gündeme taşıdı.
Bir başka gün ise bakır işçiliğinin dövme, şekillendirme, tavlama ve bezeme teknikleri ziyaretçilere anlatıldı.
Bu yönüyle Kültür Yolu, ulusal ölçekte tanınan sanatçıları Mardin’e getirirken, Mardin’in kendi kültürel hafızasını da festival programının içine yerleştirdi.
Mardin’in Hikâyesi Fotoğraflara Taşındı
Festivalin açılış gününde Cumhuriyet Meydanı bu kez fotoğrafçıların buluşma noktasıydı.
FotoMaraton Mardin ve FotoMaraton Çocuk etkinliklerinde katılımcılar kentin taş mimarisini, sokaklarını ve gündelik hayatını kendi kadrajlarından kaydetti.
Çocukların da ayrı kategoride yer aldığı FotoMaraton, festivalin şehri yalnızca dekor olarak kullanmadığı; Mardin’in kendisini doğrudan etkinliğin konusu yaptığı programlardan biri oldu.
Sinemada 670 Film Mardin İçin Yarıştı
Festivalin önemli ayaklarından biri de 4. Uluslararası Film Festivali Telkari Ödülleri oldu.
Mardin Artuklu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen organizasyona 670 film başvurdu. Seçilen yapımlar beş gün boyunca değerlendirildi.
Festivalin sonunda “Susmuşlar Eşiği” birincilik, “Gazze Muhabiri” ikincilik, “32 Dakika” ise üçüncülük ödülünü aldı.
Türk sinemasının usta isimlerinden Tarık Papuççuoğlu, Bülent Bilgiç, Şerif Sezer, Mehmet Çepiç ve Halil Ergün’e de Yaşam Boyu Onur Ödülü verildi.
Böylece Mardin Kültür Yolu Festivali’nin içinde ayrı bir sinema festivali de tamamlanmış oldu.
Mardin Mutfağı da Festivalin Bir Parçası
Festivalde kültür yalnızca sahnede ya da müzede değil, sofrada da anlatılıyor.
Kentte 30’dan fazla restoran “Lezzet Noktası” olarak programa dahil edildi. Kaburga dolması, erik yahnisi, ikbebet, irok, sembusek, dobo ve kibe gibi yemeklerin yanı sıra kiliçe, harire ve kahiye gibi geleneksel tatlar da festivalin gastronomi rotasında yer aldı.
Programda Gamze Cizreli’nin yanı sıra Ömür Akkor, Erşan Yılmaz, Ramazan Çakmak, Selen Mağzalcıoğlu, Gökhan Ali Çamkerten ve Asuman Kerkez gibi gastronomi dünyasından isimler de yer aldı.
Mardin’in çok kültürlü mutfak geleneği böylece konserlerden bağımsız, festivalin ayrı bir çekim alanına dönüştü.
Çocukların da Kendi Festival Alanı Var
15 Temmuz Parkı’nda kurulan Çocuk Köyü, festivalin dokuz günü boyunca ailelerin uğrak noktalarından biri oldu.
Oyunlar, yaratıcı atölyeler ve farklı etkinliklerin yanında Karaoke Karavan da çocukları ve aileleri müziğin içine çekti.
Mardin İl Halk Kütüphanesi ve Mardin Müzesi’nde gerçekleştirilen çocuk programları da festivalin yalnızca yetişkin izleyiciye yönelik olmadığını gösterdi.
Mukaddes Emanetler de Mardin’de Sergilendi
Festivalin dikkat çeken sergilerinden biri Mardin Müzesi’nde açılan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” oldu.
Sergide Sakal-ı Şerif, Kur’an-ı Kerim, Kâbe örtüleri, Ravza-i Mutahhara örtüsü, Surre kesesi, zemzem sürahisi ve Kâbe anahtarı kesesi gibi eserler ziyaretçilere sunuldu. Sergi, Yavuz Sultan Selim döneminde kutsal emanetlerin İstanbul’a getirilişinin 509’uncu yılı çerçevesinde hazırlandı.
Festivalin aynı gününde Mardin Diller ve Dinler Korosu’nun sahne alması da kentin çok kültürlü kimliğini programın farklı bir noktasına taşıdı.
Festival Sokağa ve Esnafa da Yansıdı
Festivalle birlikte şehirde oluşan hareket yalnızca etkinlik alanlarında görülmedi.
Habertürk’ün Mardin’den yayımladığı saha haberinde, kentte yoğun tur otobüsü trafiği yaşandığı; bazı tur şirketlerinin festival tarihlerini özel olarak paketlerine eklediği aktarılıyor.
Haberde Midyat’taki telkari işletmelerinin üretimi artırdığı, Mardin merkezde badem şekeri talebinin yükseldiği, yerel sabun üreticilerinden birinin ise festival dönemindeki satışını normal bir aylık satışına denk gördüğü belirtiliyor.
Bu veriler resmî bir ekonomik etki araştırması değil; ancak sahadan gelen tablo festivalin restoranlardan hediyelik eşya dükkânlarına ve el sanatlarına kadar uzanan bir hareketlilik oluşturduğunu gösteriyor.
Yoğunluğa karşı şehirde trafik düzenlemeleri de yapıldı. Festival günlerinde 18.00-24.00 saatleri arasında çeşitli noktalarda ücretsiz otoparklar oluşturulurken ağır tonajlı araçların kent merkezine girişine kısıtlama getirildi.
Festival Tartışmasız da Geçmedi
Büyük ölçekli organizasyon beraberinde bazı eleştirileri de getirdi.
Festival başlamadan önce yerel basında, dokuz gecelik ana konser listesindeki isimler arasında Mardinli sanatçıların görünmemesi eleştirildi.
Bu noktada önemli bir ayrım var: Ana sahne listesindeki yerel sanatçı eksikliği, festivalin bütün programında Mardinli sanatçı bulunmadığı anlamına gelmiyor. Ancak eleştiriler, bu ölçekte bir organizasyonda kentin kendi müzisyenlerinin ana sahnedeki görünürlüğünü gündeme taşıdı.
Festival sırasında en çok konuşulan olaylardan biri ise Ceza konserinde yaşandı.
Ceza’nın seyirciler arasında rapçi Şam’ın posterini açan bir kişiye sahneden sert sözlerle karşılık vermesi sosyal medyada ve yerel basında tartışma yarattı.
Bu olay, Ceza’nın Mardin 1969 Spor formasıyla sahneye çıkmasının yarattığı olumlu yerel ilginin yanında gecenin tartışmalı başlığı olarak kayda geçti.
Son Üç Gün
23 Ekim itibarıyla festivalin büyük bölümü geride kaldı ancak Mardin’de program henüz bitmedi.
Bu akşam Kıraç’ın konseriyle başlayacak final bölümünde, 24 Ekim’de Mert Demir ve 25 Ekim’de Fatma Turgut ana sahneye çıkacak.
Tiyatro, sergiler, geleneksel sanat atölyeleri, gastronomi durakları ve çocuk etkinlikleri de festivalin son gününe kadar devam edecek.
Bir hafta boyunca ortaya çıkan tabloya bakıldığında Mardin Kültür Yolu Festivali’nin en güçlü tarafı yalnızca ünlü isimlerin konserleri değil.
Telkarinin ustasından rap dinleyicisine, sinemacıdan şefe, çocuktan fotoğrafçıya kadar çok farklı kitleleri aynı dokuz günlük takvimde buluşturması.
Festival 25 Ekim gecesi sona erecek.
O zamana kadar Mardin’de sahne yalnızca Fuar Alanı değil; müzeler, meydanlar, üniversite salonları, mutfaklar ve şehrin taş sokakları olmaya devam edecek.
Mardin HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
