Yol ve Kaldırım Artuklu’nun Görevi “Hizmet Alanımız Değil” Savunması Tutmuyor

Dünya 24.04.2026 - 11:23, Güncelleme: 24.04.2026 - 11:23 1103 kez okundu.
 

Yol ve Kaldırım Artuklu’nun Görevi “Hizmet Alanımız Değil” Savunması Tutmuyor

Artuklu Belediyesi, yasal zorunluluğu olan kaldırım ve yol yapımını yıllardır yapmıyor; her şikayete "görevimiz değil" yanıtını veriyor. Vatandaşlar ise canlarını tehlikeye atarak araç yolunda yürümeye devam ediyor.

  Mardin'in Artuklu ilçesinde sabahları işe gitmek için evden çıkan bir vatandaş, bugün de kaldırım olmayan bir sokakta araçların arasından geçerek yolculuğuna başlıyor. Yanında yaşlı annesi varsa onu tutuyor, çocuğu varsa elini sıkıca kavruyor. Bu sahne Artuklu'da olağan gündelik hayatın bir parçası. Olağandışı olan ise bu tablonun yıllardır değişmemesi ve bunun için tek bir yetkilinin dahi hesap vermemiş olması. Artuklu Belediyesi'ne kaldırım sorunu iletildiğinde gelen yanıt her seferinde aynı: "Bu hizmet bizim alanımıza girmiyor." Belediye yönetimi bu gerekçeyi o denli sık tekrarlıyor ki artık resmi bir politika görünümü kazandı. Ama Türk hukuku farklı bir şey söylüyor. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesi yol yapımı, bakımı ve kaldırım inşasını ilçe belediyesinin zorunlu görevleri arasında açıkça sayıyor. Hukuk uzmanları, belediyenin bu sorumluluğu reddeden tutumunun idare hukukunda hizmet kusuru kapsamına girdiğini ve kaza mağduru vatandaşların tazminat davası açma hakkına sahip olduğunu belirtiyor. Başka bir deyişle "görevimiz değil" ifadesi, bir mahkeme salonunda savunma olarak kullanılamaz. Peki yetkililerin sokak gerçeğinden bu denli kopuk olmasının açıklaması ne? Artuklu sakinlerinin verdiği yanıt doğrudan ve sert: Belediye başkanı hiçbir yere kendi yürüyerek gitmiyor. Tahsis araç ve özel şoförüyle hareket eden bir yönetici için kaldırımsız sokak, çamurlu geçit ya da araçlar arasında sıkışmış bir yaya yalnızca soyut bir kavram olarak kalıyor. Pencereden geçilen bir manzara. Uluslararası kentsel yönetişim anlayışında yaya altyapısı, güvenli bir kamusal alan hakkının temel bileşeni olarak kabul görüyor. Artuklu'daki tablo ise bu anlayışın çok uzağında duruyor. Kaynaklar büyürken hizmetin yerinde sayması, hesap verebilirlik mekanizmalarının işlevsizleştiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Artuklu sakinleri için mesaj net: Kaldırımsız sokakta geçen her gün, aynı zamanda kullanılmayan bir hukuki hakkın da geçtiği gündür.
Artuklu Belediyesi, yasal zorunluluğu olan kaldırım ve yol yapımını yıllardır yapmıyor; her şikayete "görevimiz değil" yanıtını veriyor. Vatandaşlar ise canlarını tehlikeye atarak araç yolunda yürümeye devam ediyor.

 

Mardin'in Artuklu ilçesinde sabahları işe gitmek için evden çıkan bir vatandaş, bugün de kaldırım olmayan bir sokakta araçların arasından geçerek yolculuğuna başlıyor. Yanında yaşlı annesi varsa onu tutuyor, çocuğu varsa elini sıkıca kavruyor. Bu sahne Artuklu'da olağan gündelik hayatın bir parçası. Olağandışı olan ise bu tablonun yıllardır değişmemesi ve bunun için tek bir yetkilinin dahi hesap vermemiş olması.

Artuklu Belediyesi'ne kaldırım sorunu iletildiğinde gelen yanıt her seferinde aynı: "Bu hizmet bizim alanımıza girmiyor." Belediye yönetimi bu gerekçeyi o denli sık tekrarlıyor ki artık resmi bir politika görünümü kazandı. Ama Türk hukuku farklı bir şey söylüyor.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesi yol yapımı, bakımı ve kaldırım inşasını ilçe belediyesinin zorunlu görevleri arasında açıkça sayıyor. Hukuk uzmanları, belediyenin bu sorumluluğu reddeden tutumunun idare hukukunda hizmet kusuru kapsamına girdiğini ve kaza mağduru vatandaşların tazminat davası açma hakkına sahip olduğunu belirtiyor. Başka bir deyişle "görevimiz değil" ifadesi, bir mahkeme salonunda savunma olarak kullanılamaz.

Peki yetkililerin sokak gerçeğinden bu denli kopuk olmasının açıklaması ne? Artuklu sakinlerinin verdiği yanıt doğrudan ve sert: Belediye başkanı hiçbir yere kendi yürüyerek gitmiyor. Tahsis araç ve özel şoförüyle hareket eden bir yönetici için kaldırımsız sokak, çamurlu geçit ya da araçlar arasında sıkışmış bir yaya yalnızca soyut bir kavram olarak kalıyor. Pencereden geçilen bir manzara.

Uluslararası kentsel yönetişim anlayışında yaya altyapısı, güvenli bir kamusal alan hakkının temel bileşeni olarak kabul görüyor. Artuklu'daki tablo ise bu anlayışın çok uzağında duruyor. Kaynaklar büyürken hizmetin yerinde sayması, hesap verebilirlik mekanizmalarının işlevsizleştiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Artuklu sakinleri için mesaj net: Kaldırımsız sokakta geçen her gün, aynı zamanda kullanılmayan bir hukuki hakkın da geçtiği gündür.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mardinhaberportali.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.