Türkiye’nin çevresi ateş çemberi: Suriye, İran, Ukrayna hattında kriz derinleşiyor

Gündem 12.01.2026 - 10:27, Güncelleme: 12.01.2026 - 10:27 1162 kez okundu.
 

Türkiye’nin çevresi ateş çemberi: Suriye, İran, Ukrayna hattında kriz derinleşiyor

Suriye’den İran’a, Irak’tan Ukrayna’ya kadar Türkiye’nin çevresinde eş zaman gösteren kriz dalgası bölgeyi adeta ateş çemberine çevirdi. Askerî operasyonlar, iç karışıklıklar ve küresel güçlerin müdahaleleri yeni bir jeopolitik dönemin kapısını aralıyor.

2026 yılına girilirken Türkiye’nin çevresi çok boyutlu ve eş zamanlı krizlerle sarsılıyor. Güney sınırında Suriye’de süren yoğun askerî hareketlilik, doğuda İran’da yüzlerce can kaybına yol açan kitlesel protestolar ve kuzeyde Ukrayna cephesinde devam eden savaş, bölgeyi tarihinin en kırılgan güvenlik tablolarından biriyle karşı karşıya bırakmış durumda. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’de DEAŞ’a yönelik büyük ölçekli hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. ABD’nin açıklamasına göre bu operasyon, 19 Aralık 2025’te başlatılan Hawkeye Saldırı Operasyonukapsamında gerçekleştirildi ve 13 Aralık’ta Palmira’da 2 ABD askeri ile 1 ABD vatandaşının öldürüldüğü DEAŞ saldırısına doğrudan misilleme niteliği taşıyor. ABD açıklamasında yer alan, “Nerede olursanız olun sizi bulacağız ve öldüreceğiz” ifadesi, Washington’un bölgedeki askerî angajmanını uzun süreli ve sert bir çizgide sürdüreceğinin sinyali olarak yorumlandı. Suriye sahasında ise tansiyon sadece ABD operasyonlarıyla sınırlı değil. Suriye ordusu, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerinin tamamen kontrol altına alındığını ve YPG/SDG’nin şehir merkezinden çıkarıldığını duyurdu. YPG/SDG’nin Halep Valilik binasına kamikaze İHA saldırısı düzenlemesi, sivilleri canlı kalkan olarak kullanması ve su altyapısını hedef alması, çatışmaların şehir yaşamını doğrudan tehdit eden yeni bir boyuta geçtiğini gösterdi. Halep Uluslararası Havalimanı ise güvenlik gerekçesiyle süresiz kapatıldı. Türkiye’nin doğu komşusu İran’da ise tablo daha da çarpıcı. Ekonomik kriz ve yoksulluk nedeniyle başlayan protestolar ülke genelinde kitlesel bir isyana dönüştü. ABD merkezli HRANA verilerine göre ölü sayısı 538’e yükseldi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İran yönetimine “orantısız güç kullanımını durdurma” çağrısı yaparken, Tahran yönetimi ise eylemlerde hayatını kaybeden emniyet mensuplarını gerekçe göstererek üç günlük ulusal yas ilan etti ve karşı gösteriler için halkı sokağa çağırdı. İranlı yetkililerin protestocuları “Tanrı’ya düşman” ilan ederek idam tehdidinde bulunması krizin daha da derinleştiğini gösteriyor. Türkiye’nin kuzeyinde ise Ukrayna savaşı üçüncü yılına yaklaşırken tüm Karadeniz dengelerini belirlemeye devam ediyor. Rusya-Ukrayna hattındaki çatışmalar, NATO ve Rusya arasındaki güç mücadelesini yeni bir soğuk savaş eşiğine taşırken, Karadeniz ticareti ve enerji güvenliği üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Uzmanlara göre Türkiye bugün, güneyde Suriye-Irak hattında terör ve vekâlet savaşları, doğuda İran’da iç karışıklık ve batıda Ukrayna üzerinden küresel güç rekabetinin tam ortasında stratejik bir kavşakta bulunuyor. Diplomatik dengelerin her zamankinden daha hassas olduğu bu süreçte Ankara’nın bölgesel istikrar açısından oynayacağı rol, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak.
Suriye’den İran’a, Irak’tan Ukrayna’ya kadar Türkiye’nin çevresinde eş zaman gösteren kriz dalgası bölgeyi adeta ateş çemberine çevirdi. Askerî operasyonlar, iç karışıklıklar ve küresel güçlerin müdahaleleri yeni bir jeopolitik dönemin kapısını aralıyor.

2026 yılına girilirken Türkiye’nin çevresi çok boyutlu ve eş zamanlı krizlerle sarsılıyor. Güney sınırında Suriye’de süren yoğun askerî hareketlilik, doğuda İran’da yüzlerce can kaybına yol açan kitlesel protestolar ve kuzeyde Ukrayna cephesinde devam eden savaş, bölgeyi tarihinin en kırılgan güvenlik tablolarından biriyle karşı karşıya bırakmış durumda.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’de DEAŞ’a yönelik büyük ölçekli hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. ABD’nin açıklamasına göre bu operasyon, 19 Aralık 2025’te başlatılan Hawkeye Saldırı Operasyonukapsamında gerçekleştirildi ve 13 Aralık’ta Palmira’da 2 ABD askeri ile 1 ABD vatandaşının öldürüldüğü DEAŞ saldırısına doğrudan misilleme niteliği taşıyor.
ABD açıklamasında yer alan, “Nerede olursanız olun sizi bulacağız ve öldüreceğiz” ifadesi, Washington’un bölgedeki askerî angajmanını uzun süreli ve sert bir çizgide sürdüreceğinin sinyali olarak yorumlandı.

Suriye sahasında ise tansiyon sadece ABD operasyonlarıyla sınırlı değil. Suriye ordusu, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerinin tamamen kontrol altına alındığını ve YPG/SDG’nin şehir merkezinden çıkarıldığını duyurdu. YPG/SDG’nin Halep Valilik binasına kamikaze İHA saldırısı düzenlemesi, sivilleri canlı kalkan olarak kullanması ve su altyapısını hedef alması, çatışmaların şehir yaşamını doğrudan tehdit eden yeni bir boyuta geçtiğini gösterdi. Halep Uluslararası Havalimanı ise güvenlik gerekçesiyle süresiz kapatıldı.

Türkiye’nin doğu komşusu İran’da ise tablo daha da çarpıcı. Ekonomik kriz ve yoksulluk nedeniyle başlayan protestolar ülke genelinde kitlesel bir isyana dönüştü. ABD merkezli HRANA verilerine göre ölü sayısı 538’e yükseldi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İran yönetimine “orantısız güç kullanımını durdurma” çağrısı yaparken, Tahran yönetimi ise eylemlerde hayatını kaybeden emniyet mensuplarını gerekçe göstererek üç günlük ulusal yas ilan etti ve karşı gösteriler için halkı sokağa çağırdı. İranlı yetkililerin protestocuları “Tanrı’ya düşman” ilan ederek idam tehdidinde bulunması krizin daha da derinleştiğini gösteriyor.

Türkiye’nin kuzeyinde ise Ukrayna savaşı üçüncü yılına yaklaşırken tüm Karadeniz dengelerini belirlemeye devam ediyor. Rusya-Ukrayna hattındaki çatışmalar, NATO ve Rusya arasındaki güç mücadelesini yeni bir soğuk savaş eşiğine taşırken, Karadeniz ticareti ve enerji güvenliği üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.

Uzmanlara göre Türkiye bugün, güneyde Suriye-Irak hattında terör ve vekâlet savaşları, doğuda İran’da iç karışıklık ve batıda Ukrayna üzerinden küresel güç rekabetinin tam ortasında stratejik bir kavşakta bulunuyor. Diplomatik dengelerin her zamankinden daha hassas olduğu bu süreçte Ankara’nın bölgesel istikrar açısından oynayacağı rol, önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mardinhaberportali.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.