Türkiye Kan Kanserinde "Akıllı Hücre" Tedavisini Yerli İmkanlarla Uygulamaya Başladı

Sağlık 24.04.2026 - 12:14, Güncelleme: 24.04.2026 - 12:14 1033 kez okundu.
 

Türkiye Kan Kanserinde "Akıllı Hücre" Tedavisini Yerli İmkanlarla Uygulamaya Başladı

Türkiye, kemoterapiye yanıt vermeyen kan kanseri hastalarına yönelik CAR-T hücre tedavisini artık yerli üretimle uyguluyor; ilk 10 hastanın büyük çoğunluğundan olumlu sonuç alındı, bir hastada hastalık tamamen ortadan kalktı.

Mardin'in Artuklu ilçesinde sabahları işe gitmek için evden çıkan bir vatandaş, bugün de kaldırım olmayan bir sokakta araçların arasından geçerek yolculuğuna başlıyor. Yanında yaşlı annesi varsa onu tutuyor, çocuğu varsa elini sıkıca kavruyor. Bu sahne Artuklu'da olağan gündelik hayatın bir parçası. Olağandışı olan ise bu tablonun yıllardır değişmemesi ve bunun için tek bir yetkilinin dahi hesap vermemiş olması. Türkiye, onlarca yıldır yalnızca gelişmiş ülkelerin kliniklerinde uygulanan ve dünya genelinde tıbbın en umut verici alanlarından biri olarak kabul gören CAR-T hücre tedavisini artık kendi laboratuvarlarında üretip hastalara sunuyor. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB koordinasyonunda Ankara Etlik Şehir Hastanesi ile Akdeniz Üniversitesi'nde hayata geçirilen program, ülkenin biyoteknoloji alanındaki dışa bağımlılığını kırmaya yönelik en somut adım olarak değerlendiriliyor. CAR-T tedavisi, hastanın kendi bağışıklık sisteminden alınan T hücrelerinin laboratuvar ortamında genetik olarak yeniden programlanmasına dayanıyor. Bu süreçte hücreler, kanser hücrelerini tanıyıp yok edecek biçimde "akıllı hücrelere" dönüştürülerek hastaya geri veriliyor. İlk olarak 2017 yılında FDA tarafından onaylanan yöntem, bugün dünya genelinde lenfoma, lösemi ve multipl miyelom gibi kan kanseri türlerinde kullanılıyor. TÜSEB bünyesinde kurulan HÜGEM Merkezi'nde yürütülen programda şimdiye kadar 10 hastaya tedavi uygulandı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hastaların büyük çoğunluğundan olumlu dönüş alındığını, bir hastanın tetkiklerinde ise hastalığın tamamen kaybolduğunu açıkladı. Tedavinin başarı oranı da dikkat çekici. HÜGEM Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Fatma Duygu Özel Demiralp, doğru zamanlama ve kombine klinik tedaviyle yüzde 80-85'in üzerinde başarı oranına ulaşılabildiğini vurguluyor. Yaklaşık 12 günlük üretim süreci gerektiren yöntemde kalitenin ve zamanlamanın kritik önem taşıdığını belirten Demiralp, tüm bu sürecin artık Türkiye'de, Türk klinisyenlerle yürütülebildiğinin altını çiziyor. Şu aşamada kemoterapiye yanıt vermeyen veya kök hücre nakli sonrası nüks yaşayan 18 yaş üstü yetişkinlere uygulanan tedavinin, ilerleyen süreçte çocukluk çağı lösemi hastalarını da kapsaması hedefleniyor.
Türkiye, kemoterapiye yanıt vermeyen kan kanseri hastalarına yönelik CAR-T hücre tedavisini artık yerli üretimle uyguluyor; ilk 10 hastanın büyük çoğunluğundan olumlu sonuç alındı, bir hastada hastalık tamamen ortadan kalktı.

Mardin'in Artuklu ilçesinde sabahları işe gitmek için evden çıkan bir vatandaş, bugün de kaldırım olmayan bir sokakta araçların arasından geçerek yolculuğuna başlıyor. Yanında yaşlı annesi varsa onu tutuyor, çocuğu varsa elini sıkıca kavruyor. Bu sahne Artuklu'da olağan gündelik hayatın bir parçası. Olağandışı olan ise bu tablonun yıllardır değişmemesi ve bunun için tek bir yetkilinin dahi hesap vermemiş olması.

Türkiye, onlarca yıldır yalnızca gelişmiş ülkelerin kliniklerinde uygulanan ve dünya genelinde tıbbın en umut verici alanlarından biri olarak kabul gören CAR-T hücre tedavisini artık kendi laboratuvarlarında üretip hastalara sunuyor. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB koordinasyonunda Ankara Etlik Şehir Hastanesi ile Akdeniz Üniversitesi'nde hayata geçirilen program, ülkenin biyoteknoloji alanındaki dışa bağımlılığını kırmaya yönelik en somut adım olarak değerlendiriliyor.

CAR-T tedavisi, hastanın kendi bağışıklık sisteminden alınan T hücrelerinin laboratuvar ortamında genetik olarak yeniden programlanmasına dayanıyor. Bu süreçte hücreler, kanser hücrelerini tanıyıp yok edecek biçimde "akıllı hücrelere" dönüştürülerek hastaya geri veriliyor. İlk olarak 2017 yılında FDA tarafından onaylanan yöntem, bugün dünya genelinde lenfoma, lösemi ve multipl miyelom gibi kan kanseri türlerinde kullanılıyor.

TÜSEB bünyesinde kurulan HÜGEM Merkezi'nde yürütülen programda şimdiye kadar 10 hastaya tedavi uygulandı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hastaların büyük çoğunluğundan olumlu dönüş alındığını, bir hastanın tetkiklerinde ise hastalığın tamamen kaybolduğunu açıkladı.

Tedavinin başarı oranı da dikkat çekici. HÜGEM Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Fatma Duygu Özel Demiralp, doğru zamanlama ve kombine klinik tedaviyle yüzde 80-85'in üzerinde başarı oranına ulaşılabildiğini vurguluyor. Yaklaşık 12 günlük üretim süreci gerektiren yöntemde kalitenin ve zamanlamanın kritik önem taşıdığını belirten Demiralp, tüm bu sürecin artık Türkiye'de, Türk klinisyenlerle yürütülebildiğinin altını çiziyor.

Şu aşamada kemoterapiye yanıt vermeyen veya kök hücre nakli sonrası nüks yaşayan 18 yaş üstü yetişkinlere uygulanan tedavinin, ilerleyen süreçte çocukluk çağı lösemi hastalarını da kapsaması hedefleniyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve mardinhaberportali.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.